Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
04.04.2012 07:52

12 Eylül Darbesini Yargılamak!

12 Eylül Darbesini Yargılamak!
12 Eylül 1980'de yapılan darbenin önde gelen iki isminin yargılanmasına bugün başlanıyor. Cumhuriyet tarihi bakımından bu yargılama bir ilk. Daha önce 27 Mayıs darbesine karşı ayaklanma girişiminde bulunan Talat Aydemir hadisesini yargılama saymak doğru olmaz.

12 Eylül cuntasının başında bulunan iki isim bu gün hayatta. Ancak hem Evren, hem de Şahinkaya oldukça ilerlermiş yaşlarından dolayı muhtemelen mahkeme salonuna gelmeyecekler.

Darbecilerin mahkeme salonuna gelmeleri çok da önemli değil. 32 yıl sonra yargılanan bir darbe için tek tek o gün işlenen hukuksuzlukları sayıp dökmenin de bir gereği yok. Bugün yarılamasına başlanacak olan şey bir 'zihniyet'tir. Türkiye'deki darbeci zihniyetin yargılanmasıdır asıl mesele. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şuabt 1997 ve nihayet 27 Nisan 2007.  Bu tarihler ülkedeki darbeci zihniyetin harekete geçerek millet iradsesini ayaklar altına almaya kalkıştığı tarihlerdir.

Hukukçu olmadığım için teknik detaylar önermem mümkün değil. Ancak yukarda saydığım 5 ayrı tarihte yapılan darbe ve muhtıraların da mutlaka yargılanması gerekir.

Bildiğim kadarıyla 27 Mayıs cuntacılarından bugün hayatta olan kimse yok. Ama TBMM çıkaracağı özel bir kanunla bu cunta faillerinin gıyabi olarak yargılanmasını sağlayabilir. Mahkeme de delillere bakarak darbelerde rol oynamış kişileri sembolik olarak suçlu ilan eder ve 1 gün hapis cezasıyla cezalandırır.

Unutmayalım ki komşumuz Yunanistan darbelerden darbecilerini yarıglayarak kurtuldu. Hem de bizim gibi 32 yıl beklemeden yaptı bunu. Üstelik yaşının ilerlemiş olduğuna filan bakmadan demir parmaklıklar arkasına koydu cuntacıları.

İçinde darbe hevesi büyüten mevcut silahlı kuvvetler mensuplarınada 'Eğer darbe yaparsaınız eninde sonunda gideceğiniz yer kodestir' demiş oldu.

Mahkeme, sonunda Evren ve Şahinkaya'ya nasıl bir ceza veririr, hapis cezası verilirse bu kişler fiilen hapse atılır mı bilmiyorum. Ama Türkiye'de artık darbe yapanlar mahkemelerde yargılanabilmektedir. Bu bile tek başına ülke için bir devrim sayılabilir.

Bütün bunlara sebep olan 12 Eylül 2010'da yapılan referandumda muhalefetin segilediği tutumu düşününce bugün her birinin davaya müdahil olmak için mahkemeye koşması ayrı bir çelişkidir.

Darbeye ve darbecilere karşı olduklarını göstermek için, peş peşe müdahillik dilekçeleri veren 'Hayır'cı muhalefetin darbelere karşı olduğunu ıspatlamak için daha samimi davranması gerekirdi.

Darbelere karşı olduğunu gösterme günü bugün değildir. Darbelere sözde değil özde karşı olmanın ölçütü o gün yani referandumda 'evet' darbeciler yargılansın tavrını alabilmekle olurdu. Muhalefet o treni kaçırdı. O günden bu yana da darbeci zihniyeti tahkim etmek için elinden geleni yapıyor. Bugün davaya müdahil olmak istemeleri onların 'darbeci' zihniyetten sıyrıldıklarını asla göstermez.

Ergenekon ve Balyoz'a destek olmak, hatta üye yazılmaya kalkışmaktan da vazgeçmek gerekir.

 

Fazıl OKUR

fazilokur@hotmail.com

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...