Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
17.08.2012 22:32

Bir Sivil İnsiyatif Eylemi İl Başkanlığı Adaylığım

Bir Sivil İnsiyatif Eylemi İl Başkanlığı Adaylığım
Mersin Ak parti 4.olağan il kongresinden 1 gün önce il başkanlığı adaylığı için yaptığım basın açıklaması hakkında birçok şey yazıldı,çizildi ve söylendi.Şahsıma yönelik olumlu,olumsuz eleştiriler yapıldı.En çok konuşması gereken ben bu süre zarfında hep sustum.Birinci sivil insiyatif eylemim il başkanlığı adaylığımsa ikinci sivil insiyatif eylemim de susmaktı.Ancak konuşmanın zamanının geldiği düşüncesindeyim.Ve ben bu köşe yazımda siz değerli okuyucularıma gerçekleştirdiğim sivil insiyatif eylemlerimi anlatacağım...

Ülkemizde gençlerin yaşadıkları olumsuzlukları çok gerilere gitmeden 12 eylül 1980 darbesinden başlayarak anlatmak istiyorum.80 darbesinden önce sağ ve sol ideolojik görüşleri benimseyen gençlerin hepsi kısıtlı imkanlarla da olsa okuyan,kendilerini fikirsel olarak geliştirip ülkenin sorunlarına kafa yoran bir kitleydi.Üniversitelerde öğrencilerin ideolojik görüşlerine uygun birçok fikir kulübü mevcuttu.Buralarda gençler ülke problemleri hakkında tartışır çözüm projeleri sunmaya çalışırlardı.O dönem ne olduğu olmayan şimdilerde hepimizin bildiği bir şekilde bu gençler birer ölüm makinelerine dönüştürüldüler.Sokak ortalarında kardeşin,kardeşe kurşun sıktığı kapkaranlık bir dönem başladı.

Ülke sorunlarına çözüm için fikir üreten gençler  bu süre zarfında karşımdakini daha kolay nasıl öldürürüme kafayı yormaya başladılar.Ve sonra bir gong sesiyle Kenan Evren ve ekibi bir gece de ortalığı kan gölüne dönüştüren kavgayı sonlandırdılar.Ortada yüzlerce ölü ve yaralı genç vardı.Ancak sistem bununla yetinmeyecekti.Gençlerin tamamen silikleşip,itibarsizleşmesi için hem fiziksel hem de fikirsel olarak öldürülmeleri gerekiyordu.Bağımsız olmayan darbe mahkemelerinde ülkenin geleceği olan gençler mamak,metris ve diyarbekir gibi işkence tezgahlarına dönüştürülen cezaevlerine yollandılar.Buralarda aklın kavrayamacağı işkence yöntemleriyle gençleri özbenliklerinden uzaklaştırmaya çalıştıalr.

Birdaha hiçbir genç kendini fikirsel olarak geliştirmemeliydi.Kitap gençler için halk tabiriyle öcü olmalıydı ve ona yaklaşmaya korkmalıydılar.En önmeliisde gençler ülke meselelerinde susmalıydılar.Çünkü cuntacılara göre gençlerin yaşı buna müsait değildi.Kısmen de olsa gençler için istenilen hedefe ulaşıldı.Ama buda yetmezdi.Bunun içinde 82 cunta anayasasında gençlere en ufak bir yer bile verilmedi.Böylelikle sistem GENÇ denilen tehlikeden tamamen kurtulmuşlardı.12 eylülün gençleri şimdiki gençlerin anne babaları o dönem yaşadıkları travma ve yüreklerine salınan korkudan dolayı çocukları üniversiteyi kazandıklarında verdikleri ilk öğüt ''kızım,oğlum sakın siyasete bulaşma'' şeklinde oluyor.Üniversitede aktif olarak yöneticilik yaptığım iktisat kolu adındaki legal yapıda üyelik için açtığımız standa öğrenciler yaklaşmaya korkarlardı.Üye olma cesaretini gösterenlerde kendi yakın arkadaş çevremizdi.Aynı zaman zaarfında karşımızda stand açan salsa dans grubunun önünde ise uzun kuyruklar oluşurdu.Bizden istenilende öyle bir kol kurmamızdı.Çünkü unuttuğumuz bir realite vardı.GENÇLİK VE SİYASET birarada olmamalıydı.

12 eylülün mağduru gençlik belini az da olsa doğrultmaya çalışırken bu sefer de dindar gençliğe yönelik 28 şubat post modern darbesi gerçekleşecekti.Anasütü kadar helal bir hak olan başörtüsüyle üniversiteye girişleri yasaklanacaktı.Bundan dolayı binlerce öğrenci üniversitelerinden atılmış birçoğuda okumayı bırakmak zorunda kalmıştır.İmam-hatip liselerinde okuyan gençlerin önü sistem tarafından tank zihniyetiyle kapatılmıştı.Belini doğrultmaya çalışan gençlere bir balyoz darbesi tekrardan indirilmişti.Gençler belini doğrultmamalıydılar ve sürekli ölü sessizliklerinde sistemin istediği gibi durmaları gerekirdi ve öylede oldu.

2001 yılında üniversitelerde anadilde eğitim hakkı için imza toplayan kürt gençleri ve onlara destek olan diğer öğrenciler demokratik ülkelerde bu en doğal hakları olan eylemlerinden dolayı üniversitelerinden atıldılar.Hedef yine değişmedi.Hedef GENÇLİK...

Ya yüreğimizi 30 yıldır durmadan kanatan savaşın mağdurları kimler?Yine GENÇLER...Ölenide,öldürenide genç olan bir savaşı yaşıyoruz,ülkemin yaralı ve mazlum olan toprakalrında.Dağın doruklarında bizden çok uzak bir o kadarda yakın yerlerde gençler ölüyor.Düşleri masmavi olan gencecik fidanalr tabutlarla annelerine gönderiliyorlar.Böyle bir iklimde bu ülkenin bir genci olarak anlattığım ve gençleri mağdur eden herşeye karşı tepkisel olarak il başkan adaylığı kararı aldım.Diyeceksinizki işte siyasi partileirn gençlik kolları var.Orada da siyaset yapma imkanı var.Evet ''VAR'' kelimesinin kağıt üzerindeki yansıması kadar ''VAR''lar.Bayrak,flama asmak ve yeri geldiğinde abilerine bol bol yağlı şakşak yapacak kadar varlar.İçi bukadar boşaltılmış bir gençlik kollarında ne yapılabilir ki?HİÇBİRŞEY...

Taraf olmamakla beraber ve hiçbir siyasi partiye üye olmayan ben gençliğin kaybolan siyasi alandaki medeni cesaretlerine ses olmak için aday oldum.Ayrıca yaklaşık 2 milyon nüfusu olan bir kentte iktidar partisinin il başkanlığına yanlızca 3 kişinin adaylık için başvurması demokrasiyi en çok isteyen kesim olan gençlerden gelsin istedim.Seçilme yaşını 25'e indiren bir partiden aday olmak istedim.Son olarak 1 günde seçim kazanılmayacağını herkesten çok iyi biliyorum.Bundan dolayıda adaylığımın adı ''BİR SİVİL İNSİYATİF EYLEMİDİR''Basın toplantısında kentin en çok hırpalanan ve dışlanmaya çalışılan romen gençlerinin yanımda dimdik birşekilde durmasıda sivil insiyatif eylemimide dahada anlamlaştırmıştır.Evet uzun süre bu konu hakkında sustum.Çünkü susmanın abzen konuşmaktan daha fazlasını anlattığına inananlardanım tabi anlayana.Yaptığım iki sivil insiyatif eylemimi de elimden geldikçe sizlere aktarmaya çalıştım.Hepinize bol sivil insiyatifli günler diliyorum.Açıkçası ben bu eylem türünü çok sevdim,YAPMAYADA DEVAM EDECEĞİM...

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...
Yazarın Diğer Makaleleri