Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
27.01.2012 10:57

Biraz Üşüyelim!

Biraz Üşüyelim!
Denizlerimiz balık cennetiydi, gökyüzümüz kuş...Toprağımızda yetişmeyen mahsül yoktu.Her dilden, her ırktan her dinden insanların bulunduğu bir cennetti ülkemiz.

Denizlerimiz balık cennetiydi, gökyüzümüz kuş...Toprağımızda yetişmeyen mahsül yoktu.Her dilden, her ırktan her dinden insanların bulunduğu bir cennetti ülkemiz.

Denizlerimizdeki balıkların,  gökyüzümüzdeki kuşların çeşidi azaldı ise de toprağımızda yetişen mahsüllerimiz vicdanlı eller sayesinde yok olmaktan kurtuldu..Tarım politikasındaki başarılı uygulamalar toprağımızı canlandırdı çok şükür.

Bu ülkede insana, havaya, suya dair yazılıp konuşulacak bir hayli konu var. Futbolda şike, Van depremi, Sarkozy'nin markozyice lafları ,Başbakan'ın rahatsızlığı gündemin gerisinde kaldı gibi.Şu sıralar gündemde  Hrant Dink davası ve kara kış var... Terör ve kadına şiddet olayları, trafik kazaları gündemdeki yerini her zaman koruyor. Dolayısıyla bu ülkede sağlıkçısından, hukukçusuna,sosyoloğundan din adamına, meteorologundan ziraatçisine velhasılı her konu ile ilgili herkese söylenecek söz muhakkak düşer.Çok sesliliği seviyoruz.Az mı dinledik yurttan sesler korosunu.Gerçi rahmetli annem ve babam "Yurttan Sesler"  korosu çıktığında "başımıza ağrı girdi" diyerek radyoyu kapattırırlardı.

Soğuğa da sıcağa da tahammül edilemediği gibi şiddete de tahammül edilemez elbet. Sorunları dillendirmeden çözüm bulmak mümkün değil.Bu konuda gerek resmi organlar, gerekse sivil toplum örgütleri acil çözüm önerileri bulup harekete geçmeliler. Benim acizane önerim beşikten itibaren insanoğluna sevgi, saygı, Allah korkusu anlayışı verilmesi dğrultusunda. Eşler evlenmeden önce bir süre eğitimden geçirilmeli. Evlilik, sırf cinsel arzuların giderilmesi gibi düşünülmemeli. Konuyla ilgili camide, kışlada, mektepte, karada, havada,görsel medyada,yazılı basında eğitim adına iletişimin her yolu kullanılmalı,  programlar yapılmalı. Güzel örnekler topluma gösterilmeli. Evlilik kurumunun ciddi derecede yara aldığı,    boşanmaların ve kadına uygulanan şiddetin giderek artmasıyla kendini göstermektedir.Ailenin yok olması ülkem isanının tükenişi demektir aynı zamanda. Sürekli bir şeyleri tüketmek toplumun her kesimini kuşatmış durumda.

Tüketen bir toplum olma yoluna gidiyoruz demek istemezdim.Tüketimi salt ekonomik değil, insani boyutuyla da ele almak gerekir.Cennet vatanımızda birileri kinin, nefretin tohumlarını ekti. Şimdi ise hasat mevsimi.Biçilen insan, yok edilen yine   insan.Piranalara döndük.Denizlerimizdeki balıklarımız değil sadece, değerlerimiz de tükendi. Utanma duygusunu yitirdik evvela. Sonra vefa'yı,sadakati,sevgiyi,saygıyı, paylaşmayı, hoşgörüyü... Bu yüzden Hırant Dink öldürüldü. Bu yüzden yüzlerce faili meçhul cinayetler işlendi. Bu yüzden binlerce insan işkenceden geçirildi. Bu yüzden 'Ayışığı, Sarıkız, Balyoz, Yakamoz, Eldiven ...'darbe planları yapıldı.


Farklılığa tahammül yoktu çünkü. Egemenliği halkın elinden alıp vesayetin eline vermekti amaçları. Cumhuriyeti koruyup kollama adına halka rağmen halka karşı jakobenist tutum içerisine girilmişti. Şimdi ise çok şükür memleketime bahar gelecek.Artık ülkem insanı aptallıkla, cahillikle itham edilemeyecek. 

Her ne kadar ülke gündemine dair haberlerin felaket tellallığı biçiminde sunumu yapılıyor ise de ben şu zorlu kış gününde karın altından çıkacak kardelenlerin güzelliğiyle ısınıyorum.Hangi alanda olursa olsun, geçmişte yapılan hataların farkına varılması, bunların kamuoyuyla paylaşılması ve kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi kadar güzel bir gelişmenin olamayacağını düşünüyorum. Ancak bu şekilde faili meçhul cinayetlerin önüne geçilebilecek,terörün kökü kurutulabilecek, egemenlik; YÖK'ün,TSK'nın,Danıştayın,HSYK'nın değil, cumhurun olacak. O çayı, pancarı, fındığı,limonu üreten, tezgahında balık satan,eli kalem tutan,oğlunu yahut eşini vatan için şehit veren cumhurun.

Bu ülkede Saltanat kaldıralı yıllar oldu.Cumhuriyet'in kurulması için az mı mücadele verildi. Sonraları cumhuriyet cumhurdan kıskanılır oldu. Asli elbisesi üzerinden çıkarılıp başka bir hüviyetle memleketim insanının üzerine sopa olarak gösterilmeye başlandı. Cumuriyet sanki Cumhuriyet Halk Partisnin ideolojisiymiş gibi bir anlayışa büründürüldü. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Darbelerden,  darbe korkularından nefes alamayacak duruma gelmişti memleket. Geç de olsa demokrasi kültürünün yerleşiyor olması, memleket insanına kendi değerlerini yeniden kazanma imkanını verecek.Ancak demokrasi de,cumhuriyet de her türlü sorunun çözümü değil. Karın yolları kapamasını,buzlanmayı, araçların kaymasını, soba zehirlenmelerini, şikenin ortadan kalkmasını, yuvaların dağılmasını, kadına şiddeti, depremde evlerin yıkılmasını önlemeye muktedir değildir.Hiçbir ideoloji ve inanç kendi başına iş yapabilecek güce sahip değildir, ancak insanoğlunun elinde hayata şekil verir. 

(Kar demişken; karsanbaç ve bicibici'yi bilir misiniz? Akdeniz'in sahil kesiminde yapılan bir içecek çeşidi. İçerisine şeker, bal, pekmez gibi değişik tatlandırıcılar konularak yapılırmış.O ne güzel bir nimet.Yağışı ayrı bir güzel, yerdeki hali ayrı bir güzel.Keşke her şey kar gibi bembeyaz ve yumuşak olabilse.  İnsanoğlunun tedbirsizliği en güzel şeyleri bile felaket vesilesi yapabilir).

Her şey kalbin güzelleşmesiyle ilgili: Kalp güzelleşirse beyin   de dolayısıyla fikirler de güzelleşir.Fikirler güzelleşirse söylemler güzelleşir.Söylemler güzelleşirse, eylemler güzelleşir.Eylemler güzelleşirse, insan güzelleşir. İnsan güzelleşirse, toplum güzelleşir.Toplum güzelleşirse memleket güzelleşir. Güzelliklerle başbaşa kalmanız dileğimle...


Rukiye GÜLŞEN


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Maksatsız Bir Yazı

Aldatmanın Gerekçesi

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...