Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
19.07.2011 07:29

Edebe Dair

Edebe Dair
İnsanoğlu anne karnında tekamülünü edep dairesi içinde tamamlar, dünyaya gelince en güzel sıfatlarla donatılmış olarak gelir. Sonra gözler görmeye kulaklar duymaya ve insan "ben" demeye başlayınca işte o zaman kirlilik başlar. Bu kirlilikten uzak kalması için kendisi için gönderilen Kitab’ı unutarak veya reddederek edepsizce bir yaşama doğru yol alır.

Ehli diller arasında aradım kıldım talep

Her hüner makbül imiş illa edep illa edep"

Bu yaşımıza gelinceye dek muhakkak bir edepsizle karşılaşmışızdır. İnsan neden edepsizlik yapar, hiç düşündünüz mü? Ya karşısındaki insana değer vermez, kendini çok büyük görür,ya edepten mahrum bir çevrede yetişmiştir, yabanıldır. Ya zulüm göre göre zulmeder hale gelmiştir.Ya Allah ve ahiret inancı yoktur. "Yaşamak için her yol mubahtır."anlayışı temel felsefesidir, onun için vurduğu vurduk, kırdığı kırdıktır. Ya da hakikat ilminden nasibini almamıştır, cahil olduğu için edepten de bihaberdir. Yanlışlarını görebilecek bir göze sahip değildir. Basit yaşar, basit düşünür. Bu tür insanlardan soylu hareket beklenemez.

İnsanoğlu anne karnında tekamülünü edep dairesi içinde tamamlar, dünyaya gelince en güzel sıfatlarla donatılmış olarak gelir. Sonra gözler görmeye kulaklar duymaya ve insan "ben" demeye başlayınca işte o zaman kirlilik başlar. Yani insanın "benlik" duygusundan sıyrılması gerekir.

Bugün dünyada ve ülkemizde bir kriz yaşıyorsak eğer, krizin adı ne olursa olsun merkezinde insan vardır. Bütün krizler insan kaynaklıdır. Bütün krizlerin altında yatan temel neden de ahlaksızlıktır, yani edepten yoksun oluştur. Elimize, dilimize, belimize sahip olamayışımızdır.

Bize emanet olarak verilen bütün uzuvlarımızı kirlettik. Önce kendimize ihanet ettik sonra çevremize. Ne insana güvenimiz kaldı, ne yediğimiz meyveye, sebzeye. Acabalarla yatıyor, acabalarla kalkıyoruz. Acaba doktorumuz iyi ilgilenir mi, acaba esnaf doğru tartar mı, acaba patron zamanında ücretimi verir mi, acaba öğretmen sınav kağıdımı doğru bir şekilde değerlendirir mi, acaba evladım bana saygısızlık yapar mı, acaba eşim beni aldatıyor mu, acaba arkadaşım zannettiğim insan beni arkadan vurur mu, acaba bu deterjan kanser yapar mı?... Bakınız bütün acabaların altında yatan temel neden bir ahlak eksikliği değil de nedir?

Geçenlerde bir Urfa ziyaretimiz oldu.Balıklı gölü ve Hz. Eyüp(as) ün uzunca bir süre yaşadığı rivayet edilen Mağarasını gezdim.O’nu düşündüğümden olsa gerek benim için mağaranın her karesindeki taşlar sabrının, tevekkülünün ve teslimiyetin izlerini taşıyordu. Bütün varlığını, evlatlarını ve sağlığını yitirip de mutlu olabilen bir insan gördünüz mü hiç? "Allah’ım hiçbir şeyim yok ama sen varsın ya" deyip de mutluluğu yaşayan kaç insan vardır? Mutluluğumuz varlık ve yokluk eksenli oldu. Sahip olamadıklarımızı düşünüp sahip olduklarımızı da göremiyoruz. Konfüçyus’un "Allah’ım senden başka hiçbir şeyi olmayan ben, senden başka her şeyi olanlara acırım."sözleri tam da bu gerçeği anlatan bir eseflenmedir. Bizi açgözlülüğe, tamaha , hırsa, bencilliğe iten edepten uzaklaşmadır. Edepten uzaklaşmak Allah’tan da uzaklaşmayı getirir. Dolayısıyla insanı insan yapan "edep"ziynetini boynu bükük, mahçup ve melul olarak kapının dışına koyuverdik.Tedavülden kaldırılmış, kullanma tarihi geçmiş olarak yaşlılarımızla birlikte makbere girecek duruma geldi. Oysa ki onun olmadığı yerde kavga vardır, incinme vardır, hoşgörüsüzlük vardır, kibir vardır, kabalık vardır, yalan vardır; velhasılı ademi insanlıktan uzaklaştıran her şey vardır.

"Edep bir tac imiş Nur u Hüda’dan

Giy ol tacı emin ol her beladan."


İşte bu tacı başımızdan çıkarttığımızdan beri dertlerimiz azdı. Parayı, makamı, şöhreti, şehveti başımıza taç yaptık. Belalara sabredecek mukavemetimiz yok. Bir şekilde ya kendimizi kaybediyoruz, ya hayata küsüyoruz. Ümidimiz hiç yok. Şükrümüz de. Bir insan düşünün ki makam mansıp sahibi, iyi giyimli olsun . Ama nezaketten yoksun olsun. İnsan doğmuş ama adam olamamışlardan olsun. Böylelerini Ziya Paşa ne güzel tarif etmiş." Bed asla necabet mi verir hiç üniforma/ Zerduz palan ursan eşek yine eşektir." (Aslı, mizacı bozuk olana üniforma soyluluk kazandırmaz. Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir.) Demek ki insana asillik kazandıran ahlakıdır, edebidir.

Bu konuyu, ihtiyaca binaen irdelemek istedim. Çünkü o kadar çok özlüyorum ki…Edebin varlığı ekmek kadar su kadar aziz benim indimde. Nezaketten, nezafetten ve nezahetten yoksun insanlarla aynı dünyayı paylaşmanın zorluğunu düşünsenize. Karaya vurmuş balık gibi çırpınıp durursunuz. Oksijeninizi tüketirler, enerjinizi bitirirler. Hani o Kitap olmasa gidip bir mağarada yaşayasınız gelir. Hani sabır, tevekkül ve teslimiyet duygularınız olmasa isyan, öfke ve intikam duygularınız galip gelir. Dünyaya aşkla sarılmak yerine Halik ul Zülcelal’e sarılmak insanı edepsizlerin girdabına düşmekten kurtarıyor Allah’tan. "Aşk imiş her ne var ise alemde gerisi kıyl u kal imiş"(kıyl u kal: boş söz) dediğiniz an edepsizlerle de baş edebiliyorsunuz çok şükür. Yani sevginizi Allah’tan başkasına düşürürseniz mutsuz olabilirsiniz velhasıl..Yahut Allah için sevmez de karşılık beklerseniz şu kısacık ömrünüzde perişan olur gidersiniz. Demek ki mutluluk, neyi niçin sevdiğinize bağlı. Karşımızdakinden edep beklemek yerine kendimiz giyelim edep elbisemizi. Edepsize verilebilecek en güzel ders edepli davranmaktır.

Konuyu bir ihtiyaca binaen irdelediğimi söylemiştim. Asansör kabinine sigara izmaritini atmak, seyir halindeyken arabasının camından olanca kağıt parçalarını, çöplerini asfalta fırlatmak, futbola şike bulaştırmak, ebeveyninin öğütlerini dinlememek, boşanmaların giderek yaygınlaşması, terörün sona ermeyişi edepsizliğin alıp başını yürüdüğünün işaretleri değil midir?

"Memleketler parasızlıktan çökmez, ahlaksızlıktan çöker." Manevi çöküş maddi çöküşü de beraberinde getirir. Karanlığa küfredip duracağımıza bir mum da biz yakalım diyorum. Bir Edep Mektebi mi kursak? Başına bir Munlayı Cünun getirsek. Hüsn ile Aşk ‘ı birleştirsek. Biz de Sühan ile Gayret olabilsek. Bu çocukları içine düştükleri ateş denizinden kurtarabilsek. Kimya ‘yı ellerine versek , edebi içimize içimize işlesek, bütün uzuvlarımızdan nezaket, nezafet, nezahet ve haya aksa …Bütün insanlık bir Beni Muhabbet kabilesinin fertleri gibi olsa… Ne dersiniz?


Not: Edep Mektebi, Munlayı Cünun, Hüsn, Aşk, Sühan, Gayret, Beni Muhabbet kelimeleri Şey Galip’in Hüsn ü Aşk mesnevisinde geçen tasavvufi anlamlar yüklenen isimlerdir.

Rukiye GÜLŞEN


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Haydi Çocuklar Kur'an Öğrenmeye

Görelim Mevla Neyler

Günlük

Anne Olmak Zor Zanaat

Daha Nereye Kadar?

Edebiyatımızda Peygamber Sevgisi

Mutluluk Anlayışımız ve Nostalji

Tekasür Suresi ve Sekülerizm

Gerçekten Sadakaymış

Mart Kapıdan Baktırdı

Akif'çe Yaşamak

Baracuda ve 8 Mart

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...