Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
20.12.2012 20:58

Hoşcakal Ahmet Abim Hoşcakal...

Hoşcakal Ahmet Abim Hoşcakal...
Ahmet Altan'la ilk tanışmamız,aşkın kılıç yarası gibi yüreğimi yaraladığı yıllarda okuduğum ''kılıç yarası gibi'' kitabıyla başlamıştı.Yüreğimdeki fırtınaların tek tesellisi okuduğum Ahmet Altan kitaplarıydı.Ruhumu ahtapotun kolları gibi saran aşkın sözcüklerle ifade edilmesinin adıydı Ahmet Altan.Belki yüzyüze hiç görüşme şansına sahip olamamıştım ancak okuduğum kitaplarıyla artık iki dostuk Ahmet abiyle..Aşık olduğum dönemlerin sırlarını paylaştığım bir abim,sırdaşımdı..

Biz kürtlerin yok sayıldığı hala kart kurt olduğumuza inandırılmaya çalışıldığımız ,sokak ortalarında failli meçhullerle kürt aydınlarının,gençlerinin öldürüldüğü yıllarda(17 NİSAN 1995 ) ''ATAKÜRT'' diye çok cesur bir makaleyle,artık benim sadece yüreğimin yaralı olan aşk kısmına değil,kürt oluşumdan dolayı yaralı olan kısmınada can dosttu.Korkunun ecele faydası olmadığını çok iyi kavramıştı.Korkmuyordu,bildiklerini yazmaktan asla çekinmezdi.Devamlı yazılarını takip etmeye çalışıyordum.Aramızda koparılmayacak bir bağ oluşmuştu.Onu okudukça hem yüreğimin aşk kısmı hem de kürt kısmı kan ağlıyordu.

Tarihler 15 Kasım 2007'i gösterdiğinde ''Düşünmek taraf olmaktır'' sloganıyla ülkemizin basın alanında yeni bir soluğu olarak yola çıkan yepyeni bir umuttu TARAF gazetesi.Ahmet abinin kaptanlığında Neşe Düzel,Yasemin Çongar,Nabi Yağcı ve ismini daha sayamadığım nice basın kahramanıyla ülkemizin özgür sesi olmak için yola koyulmuşlardı.Cesur haberleriyle ve Ak parti iktidarının ülkemizde başlattığı demokrasi hareketini engellemeye çalışan derin güçlere karşı ortaya attığı iddialar ve dosyalarla bir anda ülkemizin gündemi olmuşlardı.Her sabah yeni bir haberle vesayetçileri darmadağın ediyorlardı.Derinler birbir çözülüyordu.Ak partinin bu süreçte belkide en büyük yardımcısı Taraf gazetesiydi.Hal böyle olunca vesayetçiler  durmadı aslı astarı olmayan binlerce iftira attılar demokrasi arayışında olan kahramanlara.Altta yazdıklarım sadece birkaç örnek

Taraf'ın amacı; yaptığı ve yapacağı haberlerle Türk Silahlı Kuvvetleri'ni halkın gözü önünde yıpratmak ve karalamaktır.
Taraf; Ordu hakkında Türk halkı üzerinde p s i k o l o j i k harekât yapmak için kurulmuş gizli bir ajan gazetedir.
Taraf gazetesi, Ergenekon operasyonları başlamadan kısa bir süre önce faaliyete geçmeye başlamıştır. Bu noktaya dikkat ediniz. Ergenekon soruşturması nasıl başladıysa, Taraf'da da haberler yapılmaya başlandı, manşetler - darbe günlükleri yazıldı, çizildi. Çünkü Amerika'daki babasından Taraf'a emir geldi ve kamuoyu üzerinde inanılmaz bir p s i k o l o j i k harekât yürütülmeye başlandı. Halk yanlış yönlendirildi, TSK ve komutanları hakkında ön yargılı davranıldı, yargısız infaz yapıldı. Taraf; Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısına da "Ergenekon Şûrası" adını verdi. Taraf ne demek istemektedir ? Türk Silahlı Kuvvetleri bir silahlı çetedir, mi demeye getirmektedir işi ? Doğru mudur peki bu ? Hayır !
Taraf'ın kurucusu ve Taraf'a her ay 500.000 dolar değerinde bir para gönderen kişi Fethullah Gülen'dir, her ne kadar inkâr etselerde.

Vesayetçilerin ülkede meydana getirdiği vahşet düzeyindeki olaylar aydınlığa kavuştukça kimseler inanmaz oldu ortaya atılan yalanlara.Kürtler ve türkler arasında yıkılan köprüler düzeliyordu.Çünkü aradaki köprüleri yıkanlar bir bir teşhir ediliyordu.Her geçen gün okuyucu kitlesi katlanarak artmaya başladı.Belki para bakımından fakir bir gazeteydi ama onbinlerce yüreği zengin okuyucusu olan örneğine az rastlanır bir gazeteydi TARAF.

Taraf kürt sorununada ciddi katkıları olan bir gazeteydi.Bölgede yaşanan fail-i meçhullerin üzerine gidiyordu.Onun dışında PKK'nin saldırıları karşısında da bu iş silahla olmaz diye ısrarla yazıyordu.Eğer silahlarla,kan dökmekle olsaydı çoktan çözülürdü bu sorun diye hergün yazılar yazılıyordu .Hele Reşadiye eyleminin, DTP'nin kapatılmasından hemen önce olması TARAF gazetesinin PKK ye yönelik eleştiri dozunuda artırmıştı.Bu da PKK nin Tarafı tehdit etmesine kadar olayı vardırdı.Hatta g.doğu anadolu bölgesinde Taraf alınmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyordu.Üniversitemizde taraf üzerinden kutuplaşma oluşmuştu.Taraf gazetesi alanlar Ak partili almayanlar ise DTP'liydi.Hiç bir zaman aramıza ayrılık girmeyen TARAF gazetesiyle o dönem üniversitede bazı arkadaşlarım taraf gazetesini alma diye sık sık telkinlerde bulunuyorlardı.Gerekçeleride Taraf gazetesinin arkasında Ak partinin olduğu ve taraf gazetesinin Ak partiye hizmet ettiğiydi.Ama bilmezlerdiki TARAF gazetesi ve yıllar önce tanıdığım can dostum Ahmet Altan kimsenin güdümüne girmeden her daim doğruyu yazacak olmalarıydı.

Gel zaman git zaman taraf gazetesi Uludere'den sonra Ak partiye yönelik eleştirileriyle bu sefer BDP'li olmakla suçlanmaya başlandı.Üniversite döneminde Ak partililiğin simgesi diye Tarafı alan arkadaşlarım bu sefer Tarafı şiddetle eleştiriyor ve onu PKK nin kontrolüne girmekle suçluyorlardı.BDP li arkadaşlarım ise tarafı sahipleniyor ve gerçekleri yazdığı konusunda görüş belirtiyorlardı.Ama iki tarafında birtürlü anlamadığı şey Ahmet abinin birilerinin kontrolüne giremeyeceği kadar dik duruşlu biri olduğuydu.

Nurettin Rençberin
Vakti geldi ayrılığın ne yapsak boş
Kurtulamaz bu sevda bu amansız rüzgardan

şarkısının sözleri sanırım Ahmet abiyle taraf gazetesi arasındaki ayrılığı en iyi şekilde özetleyen sözler.Bu ayrılığa üzülmemek elde değil.Her sabah yaz kış demeden uyandığım gibi Ahmet abim ne yazmış diye taraf gazetesini almaya koşardım.Şimdi sabahların bir tadı olmayacak Ahmet abisiz.Ancak bizim dostluğumuz devam edecek,birbirimizin yüzünü görmeden.Ahmet abinin,taraftan ayrılması üzerine yazılan çizilen çok şey oldu.Ama en iyisini yapanda her zamanki gibi Ahmet abim oldu.Sadece susarak ne demek istediğini bizlere anlattı.Söyleyecek çok şey var ama ben de Ahmet abim gibi yazımı burada keserek susyorum.Hoşçakal Ahmet abim hoşçakal...

 

Delil ATEŞ

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...