Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
07.11.2012 10:09

Kork Allah'dan Korkmayandan

Kork Allah'dan Korkmayandan
Yıllardır bu memlekette korku edebiyatı yaparak kendi ideolojilerine ,anti demokratik anlayışlarına meşruiyet kazandırma çabası içinde olan bir zümre hep vardı, galiba var olmaya da devam edecek. Bu anlayışa göre ötekinin düşüncesi ve yaşam biçimi her zaman tehdit unsurudur. Tiyatrocu olan Serra Yılmaz da ulusal bir televizyon kanalında verdiği röportajda , başı örtülülerden korktuğunu söyledi . Sonra da konuşması basına malzeme oldu.

Bana çok garip gelmedi açıkçası. Biz bu lafları hep duymuştuk. Serra Yılmaz ilk değil. Onu aforoz etmeye de gerek yok. Aldığı terbiye  sahip olduğu dünya görüşü onu böyle bir anlayışa ya da bakış açısına sahip kılmış.  Esasında korkusu başörtülülerin korkusu değil, hanımlara başlarını örttüren anlayışın giderek yaygınlaşması  ve kendi gibi düşünenlerin azınlıkta kalıp güçlerini kaybedecekleri korkusudur. Çünkü bu zihniyet için sayı çok önemlidir. Sayısal çokluk bir üstünlük aracıdır, böylelerine göre.

Oysa ta Hz. Adem'den  günümüze kadar bâtıla uyan, ve onu tercih edenlerin sayısı her zaman çok olmuştur. Bu çokluk karşısında müminler hiçbir zaman korkuya kapılmamışlardır. Yine müminler kendilerine Allah tarafından verilen müjdeyle yaşarlar. Bu müjdenin hem dünyevî  hem de uhrevî boyutu vardır. Dünyevî  boyutu şudur ki;  Allah ü Teala bir ayeti  kerimede "Üzülmeyin, gevşemeyin. İnanıyorsanız, üstün gelecek olan sizlersiniz." (Âli imrân-139) buyururken  başka bir ayette de. "Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır" (İnşirah-5), buyurmaktadır.  İşte bunun gibi daha pek çok müjdeleyici ayeti kerime vardır ki müminlerin yüreğine su serper.  "Ve diren: Unutma ki Allah iyilerin hak ettiği karşılığı asla zayi etmez."( Hud-115)"Ne var ki  iman edenler,Allah'ı  razı eden değerler üretenler  ve Rablerine gönülden boyun eğenler de var:  işte cennet ehli olanlar da bunlardır; bunlar orada ebedi kalacaklardır."(Hud-23) ayetleri de Ebedî  Âleme dair müjde ayetlerindendir.

Bu müjdelerin muhatabı olan müminler neden korku duysunlar ki? Mehmet Akif'in de "Korkma" diyerek seslendiği kesim ; işte bu , inanç ve iman zırhını kuşanmış nesildir. Bu inançla Çanakkale kazanıldı. Bu inançla İskilipli Atıf Hocalar idam edilmeyi göze aldı. Bu inançla Necip Fazıllar yıllarca yattıkları hapishaneleri 'Medrese-i Yûsûfiye' olarak gördüler. Aynı inanç canlarını seve seve Allah yolunda verenlerin kabarık listesiyle doludur. Seyyit Kutupların, Yahya Ayaşların, Şeyh Ahmet Yasirlerin  şehadete koşmalarını  neyle  izah edeceksiniz?  Bu anlayıştan Sharonlar, Olmertler, Netanyahular da hep korkmuştur. Çünkü bunlar  dünya hayatının gerçek sahibinin kendileri olduğunu zannetmektedirler.  Bu nedenle müslümanların  müslümanca tavrını,  yaşam biçimlerini  kendileri için hep bir tehdit algısı olarak kabul etmişlerdir. Allah'tan başka her şeyden korkacaklar elbet. Oysa bir mümin Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmaz.

Mü'minin taşıdığı Allah korkusu,  semeresini  yalnızca öbür dünyada değil, bu dünyada da gösterecektir.  Bu semereden kendisi gibi inanan inanmayan herkes nasibini alacaktır. Adalet duygusu gelişmiş olacak, merhameti artacak, kul hakkına ve diğer canlıların haklarına riâyet edecek, şiddetten uzak duracak...velhasılı kâmil bir ahlâka sahip olacaktır. İnsanlığın ihtiyacı olan anlayış da bu değil midir zaten? Vicdanların temizlenmesi ancak Allah korkusu ve sevgisiyle mümkündür. Gerisi hikaye.

Serra Yılmaz hanımefendi gibi düşünenler bu memlekette darbelerden meded umdular. Mehmetçği doğuran anneyi  kışlalara sokmadılar. Okulunu birincilikle bitiren kızımızı başı örtülü diye tören alanından uzaklaştırdılar. Seçilmiş bir mebus hanımı milletin meclisine sokmadılar.  Üniversitelerde ikna odaları kurdular,  eşi başörtülü olan askerî  personel i işten attılar, idarî personel i fişlediler.  Bu ve buna benzer olaylar hep oldu. Kalplerde Allah korkusu yoksa  o kalp başka korkularla dolacaktır.  Serra Yılmaz gibileri anlamak zor değil. Günah işleme özgürlüklerinin  kalmayacağını zannediyorlar. "İçkimi  içerim, bacağımı da göğsümü de açarım, kimsenin neden içiyorsun veya açıyorsun deme hakkı yoktur. Ben de başını örtene "neden örtüyorsun? deme hakkına sahip değilim ama  onlar beni korkutuyor." diyor.

Bundan 6 yıl önceydi. Bir din kültürü hocamıza bir öğrencisi  şöyle bir itirafta bulunmuş: "Hocam ilkokul öğretmenimiz bize 'çocuklar, çarşaflı bir bayan görürseniz "öcüüü"diğe bağırın olur mu? Biz de hocamız öyle dediği için çarşaflı gördüğümüz her yerde 'öcüüü' diye bağırırdık. Neden öğretmenimiz bizim böyle bağırmamızı istedi? Hocam."

Evet!  Yetişme tarzı, alınan eğitim sonucu insanlar bu hale gelebiliyorlar. İnsan pekâla yanlışı doğru, doğruyu da yanlış olarak öğrenebilir. Hak ve hakikat bilgisini almayan insan yedi başlı ejderhaya dönüşebilir. Kin, nefret, sevgisizlik, hoşgörüsüzlük, bencillik duyguları gelişir ancak.   Asıl korkulması gerekenler;,  Hak ve adâlet duygusunu kaybeden, zalimce tavırlar  sergileyenlerdir...

Serra Yılmaz gibilerini de bırakalım konuşsunlar. Açık sözlü olmak her zaman iyidir. Korkmakla kişi kendisine zarar verir.

Rukiye GÜLŞEN

gulsenrukiye@hotmail.com

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...