Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
25.08.2011 00:54

Şikeyi Aklamak Suç Değil mi?

Şikeyi Aklamak Suç Değil mi?
3 Temmuz günü sabah saat 07:00'da başlayan şike operasyonu Türk futbolu açısından tam bir milat teşkil ediyordu. "Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak" türünden laflar edilse de federasyon her şeyi eskisi gibi yapmaya devam etti. Erman Toroğlu'nun ifadesiyle 30 küsür kişi kırmızı ışıkta geçtikleri için tutuklanmamıştı.

3 Temmuz günü sabah saat 07:00'da başlayan şike operasyonu Türk futbolu açısından tam bir milat teşkil ediyordu. "Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak" türünden laflar edilse de federasyon her şeyi eskisi gibi yapmaya devam etti. Erman Toroğlu'nun ifadesiyle 30 küsür kişi kırmızı ışıkta geçtikleri için tutuklanmamıştı.

Ama TFF bunu ısrarla görmezlikten geldi. Halbuki Mehmet Ali Aydınlar savcı Berk'le ilk görüşmesinden sonra medyaya "Durum Vahim" açıklamasını yapıyordu. Galiba 'durum vahim' derken kastettiği federasyonun haliydi. Çünkü 'durum vahim' açıklamasından bu geceye kadar hiç bir doğru karar almadı federasyon. Verdikleri her demeç bir önceki açıklamayla çelişti. Verdikleri her karar bir önceki kararla tezat oluşturdu.

Büyük camia dendi, futbol ekonomisi dendi, Futbolun marka değeri dendi, olmadı play-of diye bir icat çıkarıldı. Aslında bunların tamamı bir debelenmeden ibaretti. Cevaplanması gereken soru son derece basit, orda öylece duruyordu. Fenerbahçe ve adı geçen diğer takımlar şikeye karıştı mı, karışmadı mı? Adli yargıdan çıkacak sonuç burada ikinci derecede önemliydi. Çünkü TFF'nin kanaat üzerine karar alma yetkisi vardı. Ama yetki kullanacak irade yoktu ortada.

Sonuna kadar eyyam yapmaya kararlı olan federasyon "Şike var mı, yok mu?" sorusuna cevap aramak yerine karar vermemek için mazeret üretme arayışına harcadı mesaisini. Önce ligler planlandığı gibi başlyacak dendi. Ama olmadı. Ligler 9 Eylül tarihine ertelendi. Elimizde belge yok mazeretinin arkasına sığındılar, savcı Berk 26 klasörü TFF'nin önüne koyuverdi.

İncelediler.... İncelediler.... Ama bir şey bulamadılar..! Belkide bulmak istemiyorlardı.

Futbolseverleri müthiş beklentilere soktuktan sonra 15 Ağustos günü yaptıkları açıklamada dağ fare bile doğurmadı. O gün çıkıp Türk Futbolunda "şike yoktur" denilse daha tutarlı olurdu. Onu bile diyemediler. O güne kadar ne söylenmişse, ne yapılmışsa hepsini inkar eden bir manzara vardı. "Durum Vahim" noktasından gelinen noktaya bakıldığında hakikaten "Durum Vahim" gözüküyordu. Ama TFF gözünü karartmıştı bir kere. Görmek istmeyene hiç bir delil kafi gelmezdi. Heralde mümkün olsa Sayın Aydınlar o 26 klasörü eline alıp "Bunlar Kağıt Parçası" derdi. Daha önce bir bürokratımızın dediği gibi.

Kamuoyu, ama tapeler, polis kayıtları, fiziki takipler, sanık ifadeleri diyecek oldu; "masuniyet karinesi" korosu bütün sesleri bastırdı. Medyanın aziz kalemleri 'kişilerin yaptıkları kulüpleri bağlamaz' gibi teraneler uydurdukça, TFF galiba bu işten yırtıyoruz zehabına kapıldı.

Durduk yerde yeni icatlar yapma kudreti buldu kendinde. Zaten normal takvimi bir ay gecikmiş olan ligimize büyük bir yenilik getirdiler.

-Ne o? Play-Off...

-Yahu buda nerden çıktı. Zaten takvim sıkışık. Bilmem kaç hafta daha ligin boyunu uzatmanın ne anlamı var? denilmesi boşunaydı. Fareli köyün kavalcıları misali 17 takım onaylayıverdiler Play-Off'u. Of ki ne offf....

Bir takımın cılız sesi hiç bir yere ulaşmadı. Daha önce "Üflemekle ateşin sönmeyeceğini", "kangren olan parmağı kesmezsek kolumuzu kaybedeceğimizi" dillendirmesi koro halinde aziz kalemler tarafından bastırıldı, elbirliğiyle.

Ama olan oldu işte. Birileri üflemek yerine suyu boşlatıverdi ateşin üstüne. Kolu kaybetmektense parmağı kesiverdi.

Tabi bu arada federayon Paly-Aut oldu. Yani futbol deyimiyle UEFA Türkiye Fubol Federasyonunu sahanın dışına, taca atıverdi.

Şimdi ne yapacaklar merak etmemek elde değil.

Ama benim TFF'ye bir tavisyem var. Oturup Fair Play mi, ekonomi mi?, Ahlak mı, para mı? bir karar versinler. Karar verirken de üflemesinler. Üflemekle sönmüyor işte... Yoksa o ateş kendilerini de yakar.

Sahi şike suç da, şikeyi aklamaya çalışmak suç değil mi?

Fazıl OKUR

fazilokur@hotmail.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Türkiye'nin Ak Partili 10 Yılı-II

Türkiye'nin Ak Partili 10 Yılı-I

Yumurtayı Kırmadan Civciv Çıkarmak ve Suriye

CHP Normalleşebilir mi?

Odun Medeniyeti

Şike Terörü, Terör Şikesi!

Sandıklar Ne Söyledi?

Siz Hiç Eşek Torbasına Oy Attınız mı?

MHP, Sandığın Gücü ve Kürtçe

Bin Laden, Şişman Adam ve Asıl Terörist

Düz Ovada Siyasete Ne Oldu?

Haddi Bildirilecek Kadınlar...

Sofistike Diktatörler, Kaba Diktatöre Karşı…

Daha Kötüsü Var Sayın Emekli Başsavcım!

Güle Güle Savunan Adam

Demokrasi ve CHP Bağdaşır mı?

Vicdan Siyaseti ve One Minute'un Sonuçları

Mısır'dan Dersler Çıkarmak

Nankör Millet(!)'in Seçim Tarihi

Anadilin Eğitimi mi? Anadilde Eğitim mi?

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...