Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
28.05.2011 22:23

Siz Hiç Eşek Torbasına Oy Attınız mı?

Siz Hiç Eşek Torbasına Oy Attınız mı?
Başlıktaki soruya hemen cevap vererek başlıyalım isterseniz. Ben de eşek torbasına oy atmadım. Ama bu ülkede bir zamanlar vatandaşa silah zoruyla eşek torbasına oy attırıldığı da bir gerçketir.

Başlıktaki soruya hemen cevap vererek başlıyalım isterseniz. Ben de eşek torbasına oy atmadım. Ama bu ülkede bir zamanlar vatandaşa silah zoruyla eşek torbasına oy attırıldığı da bir gerçektir.

Elbette 21 Temmuz 1946 seçimlerinden bahsediyorum. Türkiye'de yapılan ilk çok partili seçim. Ama ne seçim...

En bilinen özelliği ile "açık oy, gizli tasnif" esasının uygulandığı ve sonunda CHP'nin galip ilan edildiği demokrasi tarihimizin yüz karası seçimi.

CHP ve İsmet İnönü'nün bazılarınca demokrasi havarisi gibi gösterildiğine bakmayın. İsmet İnönü çok partili hayata geçmeye biraz da mecbur kaldığı için izin vermiştir. Eğer gerçekten demokrasiye inandığı için böyle bir adım atmış olsaydı 46 seçimlerine hile karıştırma yoluna gidilmez, seçimler adam gibi yapılırdı. Ama İsmet İnönü'nün amacı halkın iradesine göre bir iktidar oluşmasına ortam hazırlamak değil, DP'nin sadece figüran olacağı, ama kendilerinin hep iktidar da kalacağı bir tiyatro oyununu sahneye koymaktır.

Aslında 21 Temmuz 1946 Türk Demokrasisine karşı yapılmış ilk darbedir. Ama bu darbe sandık kullanılarak yapılmıştır. Daha sonraları sandık kullanılarak darbe yapılamayınca silahlı darbelere başvurulmuş ve ülkemizde bu hastalık halen de tamamen önlenememiştir.

Başka çıkar yol kalmadığı için 7 Ocak 1946 tarihinde DP'nin kurulmasına müsaade edilmiş, partinin halk tarafından müthiş bir teveccühle karşılanması üzerine normalda 1947 yılında yapılaması gereken seçimler erkene alınarak DP hazırlıksız yakalanmak istenmiştir. Aslında bunda da başarılı olunmuştur(!).Nitekim DP o kadar hazırlıksız yakalanmıştır ki söz konusu 465 milletvekilliği için 273 aday gösterebilmiştir. Yargı güvencesinden yoksun ve "açık oy gizli sayım" ilkesine göre yapılan seçimleri CHP'nin açık ara kazandığı ilan edilmiştir. Açıklanan sonuca göre CHP 396, DP 65 ve Bağımsızlar da 7 milletvekili çıkarmışlardır. Ancak halk arasında "sopalı seçim" olarak da anılan 46 seçimlerinin gerçek sonucu açıklandığı gibi değildir.

Halk iradesi farklı, ilan edilen sonuçlar ise daha farklıdır.

Nitekim dönemin İstanbul valisi Lütfi Kırdar kendisine ulaşan sonuçları hemen ilan etmiş, gazetecilere DP'nin silme kazandığını, milletvekilli sayılarına kadar açıklamıştır. Ancak CHP Genel Merkezi devreye girmiş ve ayın 24'ünde sonuçlar şu şekilde ilan edilmiştir: DP:15 CHP:5 Bağımsızlar: 3

İzmir'de ise 23 Temmuz günü şehirde yayınlanan İzmir isimli gazete "Hayır, Biz Bunları Seçmedik!" manşetiyle çıkmış ve CHP'yi fena halde kızdırmıştır. Şimşekleri üzerine çeken gazete geri adım atmamış ve bir kaç gün sonra "Fıkra" başlıklı köşede çıkan imzasız bir yazı bahane edilerek dönemin içişleri bakanının talimatıyla harekete geçen cumhuriyet savcısı gazetenin yazı işleri müdürü olarak adı geçen Müçteba Uğur isimli genç bir kadını tutuklamıştır.Genç kadın elleri kelepçeli mahkemeye getirilmiş ve idamla yargılanmıştır. Kadının kocası ise kahrından intihar etmiştir.

1946 seçimleri millet iradesine yapılan ilk darbedir demem biraz da bu yüzden. Yani aslına bakarsanız kan da dökülmüştür.

Ülkenin en büyük şehirlerinden İstanbul ve İzmir'de bunlar olurken Anadolunun ücra kasaba ve köylerinde neler yaşandı dersiniz? İnsanlar hür ve özgür iradeleriyle sandığa gidip CHP'ye oy vermişler midir?

Sorduğuma bakmayın...

Aslında bu sorunun cevabını bu ülke biliyor...

Ben daha çocukkenrahmetli dayımdan defalarca dinlediğim bir hatıra var. Hiç aklımdan çıkmaz. Anadolunun ücra bir köyünde yaşayan dayım o zamanlar 200 kadar seçmeni olan köyde Demokratlar tarafında yer alır. Köylülerin büyük çoğunluğunun yaptığı gibi. Biraz da köyde önde gelen bir simadır.

21 Temmuz 1946 günü gelir çatar. Dayım ve arkadaşları oy kullanmak üzere sandık başına giderler, fakat işlerinin o kadar da kolay olmadığını anlarlar. Yakın köyde bulunan karakol kumandanı Demokratların fazla olduğu bilinen köye gelmiştir ve seçim sandığının başına geçip oturmuştur. Arkasında bir manga askerle birlikte. Dayımın anlattığına göre sandalyesine ters oturan kumandan askerlerden köylüleri tek sıraya koymasını ister. Sıraya giren köylüler tek tek gelerek oy kullanacaklardır. Ancak kumandan DP'ye oy verme ihtimali olanları sürekli sıranın sonuna geri yollar. Bu durum uzun süre böyle devam eder. Bu arada ortamdan ürken bir çok köylü istemeden de olsa CHP'ye mührü basıp kurtulurlar.

Ancak dayım ve 20 kadar arkadaşı ısrarlıdır. İlla da DP oy verecekler. Sandıkların kapanma vakti yaklaşır ve 20 kadar kişi sırda bekler. Kumandanın ısrarlarına rağmen DP'ye oy verme talebinden vazgeçmezler.Köylüleri ikna edemeyen kumandan sinirlenmiştir.

Çok sinirlenen kumandan köylülerden eşeklere saman verilen bir torba getirmelerini ister. Köylüler şaşkındır ama kumandanın emri yerine getirilir. Askerler 20 köylüyle beraber eşek torbasını alırlar ve gurubu yakında bulunan derenin dibine götürürler. Yanlarında oy pusulaları da vardır. Silahlar dolu ve köylülere doğrultulmuştur.

Köylüler hayatlarındanciddi endişe duymaya başladıklarında askersorar: Hala Demokrat Partiye oy vermekte kararlı mısınız? Köylüler ses çıkaramazlar. Amabu kadar direnmiş olmaları bile bir ders için yeterlidir.Asker oy pusulasını çıkartır, mührü DP'nin altına vurmalarını ister.Ve sonrada oyları eşek torbasınaatmalarını söyler.Dayım ve yanındaki köylüler istenileni yaparlar..!

Dayım bu olayı her anlattığında çocukluğun da verdiği bir saflıkla güler ve sorardım? Dayıgerçekten eşek torbasına oy attın mı diye? O da her seferinde ciddileşir, hüzünlenir ve uzaklara dalar giderdi.

Düşününbir çocuğa bile tuhaf ve gülünç gelen benzer nice olaylar yaşandı bu ülkede.

Şimdi çocuk değilim...

Çocuk olmadığım için de CHP ve temsil ettiği zihniyetin neden bir türlü iktidara gelemediğini gayet iyi anlıyorum.

Fazıl OKUR

fazilokur@otmail.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI

MHP, Sandığın Gücü ve Kürtçe

Bin Laden, Şişman Adam ve Asıl Terörist

Düz Ovada Siyasete Ne Oldu?

Haddi Bildirilecek Kadınlar...

Sofistike Diktatörler, Kaba Diktatöre Karşı…

Daha Kötüsü Var Sayın Emekli Başsavcım!

Güle Güle Savunan Adam

Demokrasi ve CHP Bağdaşır mı?

Vicdan Siyaseti ve One Minute'un Sonuçları

Mısır'dan Dersler Çıkarmak

Nankör Millet(!)'in Seçim Tarihi

Anadilin Eğitimi mi? Anadilde Eğitim mi?

Halk Ne Dedi?

Hayır'ın Gerekçesi Var mı?

Deli Göleğinin Kolu

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...