Döviz Kuru Altin Fiyatlari
Gazete Manşetleri
Anket
1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

1 Kasım Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?

  • Ak Parti
  • CHP
  • MHP
  • HDP
  • SP
  • DİĞER
Faydalı Siteler
  • T.C Kimlik No
  • TSK
  • SGK İşlemleri
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Sorgulama
  • Ev Telefonu Faturası
  • Turkcell Fatura
  • Vodafone Fatura
  • Avea Fatura
  • Tren Hareket Saatleri
  • Uçak Hareket Saatleri
  • Vapur ve Feribot Saati
Alıntı Yazarlar
Yazarlar
11.08.2011 00:43

Yumurtayı Kırmadan Civciv Çıkarmak ve Suriye

Yumurtayı Kırmadan Civciv Çıkarmak ve Suriye
Türk medyasına bakarsanız Suriye ile Türkiye savaşa tutuşmak üzere olan iki ülke. Başbakanın sabrımızın sonuna geliyoruz açıklaması herkesi heyecanlandırdı. Önceki gün Türkiye ile beraber nerdeyse dünyanın gözü kulağı Esad-Davutoğlu görüşmesine kilitlenmişti.

Türk medyasına bakarsanız Suriye ile Türkiye savaşaa tutuşmak üzere olan iki ülke. Başbakanın sabrımızın sonuna geliyoruz açıklaması herkesi heyecanlandırdı. Önceki gün Türkiye ile beraber nerdeyse dünyanın gözü kulağı Esad-Davutoğlu görüşmesine kilitlenmişti.

Beklenen şuydu: Dışişleri Bakanı Davutoğlu Şam'a son uyarıları yapıp dönecek ve ipler kopacak. Ama çoğunluğun beklentisinin tersine görüşme tam 6.5 saat sürdü. Savaşa tutuşmak üzere olan iki ülkenin yöneticileri 6.5 saat boyunca ne görüştüler? Medya bu konuda o kadar iştahlı hareket ediyor ki, Suriye bir anda PKK destekçisi oluverdi. İran'la çok iyi ilişkiler sahip olan Suriye, İran'la beraber Türkiye'ye karşı PKK kartını açtılar demeye kadar vardırdılar. Oysa bu sözlerin edildiği esnada İran PJAK'a karşı çok şiddetli operasyonlar düzenlemekle meşguldü.

Tayyip Erdoğan’ın en sert açıklamaları yaparken bile "dost ve kardeş Suriye" tabirini kullandığını medya görmezden geldi. Çünkü onların zihni emperyalistlerin paralelinde çalışır. Alışmışlar buna. Şu an için Türkiye'nin Suriye ile bir savaşa tutuşmasını kim arzu eder sizce? Olsa olsa Türkiye'nin geldiği noktanın bir anda sıfırlanmasını isteyen emperyalistler ister. Yıllardır İran'la Türkiye'yi bir kavganın içine çekmeye çalıştıklarını görmemek mümkün mü? Şimdi aynısını Suriye üzerinden deniyorlar.

Suriye'deki rejimin halkına zulmettiği, dahası açık açık katliam yaptığı doğrudur. Türkiye'nin sıkıntısı da zaten burada başlıyor. Türkiye yıllarca Suriye'yi kendi haline bırakarak onu sadece İran seçeneğiyle baş başa bırakmanın, ne kadar büyük bir hata olduğunun farkına varalı çok oldu. Ama batılı emperyalistlerin insafına terk edecek kadar da saf değil Türk dış politikası. Katliamların devam etmesi durumunda Türkiye uluslararası arenada Suriye'yi savunmakta iyice zorlanacak.

Türkiye haklı olarak Suriye üzerine çok büyük yatırım yaptı. Tüm dünya onu dışlamaya çalışırken Suriye ile yakınlaşmayı tercih etti.

Ama bu sıradan bir yakınlaşma değil. Vizelerin kaldırılmasıyla başlayan süreç iki ülke hükümetlerinin ortak bakanlar kurulu yapmasına kadar vardı. Resmen olmasa bile fiilen birleşmeye doğru gidiyordu iki ülke. Gidiyordu dediğimize bakmayan. Sürecin öyle kolayca akamete uğramasına izin vermeyecektir Türk politikacıları.

Problem Hafız Esad döneminde kalmış olmasını temenni edeceğimiz zulüm ve katliam geleneğinin yeniden hortlamış olmasında yatıyor. Tunus'ta başlayan Arap baharı Suriye'nin kapısına dayanmadan Türkiye gerekli uyarıları hep yaptı. Ama Beşşar Esad ve çevresindekiler bunu fazla önemsemediler. Biraz "Bize bir şey olmaz" mantığıyla hareket ettiler ve reform sürecinde ipe un serdiler. Oysa gelinen noktada Baas rejimini, hele tavizsiz sürdürmenin imkanı yoktu. İşte Türkiye Tunus'la başlayan süreçte " Dost ve kardeş" Suriye'ye sürekli bunu hatırlattı. Ama bu arada çok kan döküldü. Başta alınacak tedbirlerle daha acısız, kansız atlatılabilecek süreç sarpa sardı.

Suriye'de can veren her muhalif Esad'ın siyasi ömrünü kısaltıcı bir etkiye sahip. Tanklarla, ağır silahlarla rejimin ömrünü uzatması mümkün olmadığı gibi Suriye halkına daha büyük acılar getirecek ve yıllarca devam edecek kanlı bir süreci de tetikleyebilir. İşte Davutoğlu'nun Şam ziyaretine anlattığı, izah ettiği göstermeye çalıştığı, şeyler bunlar olsa gerek.

Öyle sanıyorum ki; gelinen noktada en az acıyla sürecin normal bir dönüşüm yolunda nasıl evrilebileceğinin reçetesi üzerinde çalıştı iki ülke diplomatları. 6.5 saatlik bir toplantı görüşmeden çok bir çalışma toplantısı olabilir ancak. Ortada somut planlar, projeler olmadan da 6.5 saat sürmez.

Aslında durum çok zor. Türkiye "yumurtayı kırmadan civcivi çıkarma"nın peşinde. Ve Suriye'ye de bunun hem yolunu gösteriyor hem de bu yolda elinden gelen katkıyı sunuyor. Başbakan'ın gerçekten de sert çıkışı işte bununla ilgili. Hem bazen dostlar da birbirini uyarır. Hatta dost acı söyler. İşte Türkiye Suriye'ye acı söylemiştir. Ama bu Türkiye'nin Suriye ile dostluğunu sona erdireceği sonucunu çıkarmamızı gerektirmez.

Peki gerçekten "yumurta kırılmadan civcivi çıkarabilir" mi Türkiye ve Suriye?

Evet çıkarabilir. Daha önce İran'la aynı şeyi başarmıştır. Hatırlarsanız nükleer üretim nedeniyle emperyalist dünya İran'a saldırmanın hesaplarını yapıyordu. Brezilya ve Türkiye İran'ın ve batının razı olabileceği bir çözümü bulmuşlardı. ABD planlarını nasıl olsa Türkiye-Brezilya girişiminden sonuç çıkmaz şeklinde yaptığı için biraz hayal kırıklığına uğramıştı. Bu sonuç çıkmasına rağmen ABD, BM'den yaptırım kararı çıkarma sevdasından vazgeçmese de çıkan kararın etkinliğinin oldukça azaldığı da bir gerçek.

Yani Ahmet Davutoğlu ve Türk dışişleri bu konuda oldukça deneyimliler. 6.5 saat süren toplantının üzerinden 24 saat bile geçmeden Esad tanklarını HAMA'dan çekmeye başladı. Üstelik Türk büyükelçisinin tanıklığında. Yine Davutoğlu yakın zamanda basın mensuplarını HAMA'ya götümeyi planladıklarını açıkladı.

Kolay bir süreç olmadığı çok açık. Onun için diplomatlarımız da zaten çok dikkatliler.

Ama Suriye-Türkiye arasındaki fiili birleşme süreci tersine dönmeyecek. Sadece biraz yavaşlayabilir. İki ülke arasında savaş çıkmasını bekleyenler daha çok beklerler. 403 yıl aynı ülkenin toprakları olan insanlar artık uyandı.

Anlayacağınız durum zor ama emin olun "yumurta kırılmadan bu civciv çıkacak"!.

Fazıl OKUR

fazilokur@hotmail.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI

CHP Normalleşebilir mi?

Odun Medeniyeti

Şike Terörü, Terör Şikesi!

Sandıklar Ne Söyledi?

Siz Hiç Eşek Torbasına Oy Attınız mı?

MHP, Sandığın Gücü ve Kürtçe

Bin Laden, Şişman Adam ve Asıl Terörist

Düz Ovada Siyasete Ne Oldu?

Haddi Bildirilecek Kadınlar...

Sofistike Diktatörler, Kaba Diktatöre Karşı…

Daha Kötüsü Var Sayın Emekli Başsavcım!

Güle Güle Savunan Adam

Demokrasi ve CHP Bağdaşır mı?

Vicdan Siyaseti ve One Minute'un Sonuçları

Mısır'dan Dersler Çıkarmak

Nankör Millet(!)'in Seçim Tarihi

Anadilin Eğitimi mi? Anadilde Eğitim mi?

Halk Ne Dedi?

Hayır'ın Gerekçesi Var mı?

Deli Göleğinin Kolu

Yorumlar
Yorum Yaz
500 karakter kaldı...